Aşık sevgilisinin kapısına vardı. Kapıyı vurdu. İçerden sevgili: “Kimsin?” dedi. Aşık “benim ben” dedi.
Sevgili “Sen daha hamsın? Olgunlaşmamışsın. Benim aşk soframda hamlara yer yoktur” dedi. Aşık, ayrılığın ızdırabı ile bir yol dolandı. Ayrılık acısıyla kavruldu. Yandı tutuştu sevgili hasreti çekti.
Nihayet pişti. Sevgiliyi incitecek söz söylemekten korktu. Aşık sevgilisinin mahallesinde dolanmaya başladı. Cesaretle kapıyı
tekrar çaldı. İçerden bir ses yine “Kimsin?” dedi.
Aşık “Ey gönlümü almış güzel. Kapıdaki sensin, sen” dedi.
Güzel “Madem ki ben, sen olmuşum gir içeri. Çünkü evimde gölgeye yer yoktur” dedi. Aşık’ı içeri aldı.
Dostlar… Mevlana sevgiyi, aşkı, muhabbeti ne kadar güzel anlatmış Mesnevi isimli kitabında…
Şair Fuzuli’de:
“Yarin cefası cümle vefadır, cefa değil. Yâri cefa etti diyenler ehl-i vefa değil demiş”
Öyleyse sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz…
Yorumlar