Eğitim Öğretim yılı ikinci dönem pazartesi günü itibariyle başladı. Ne kadar güzel bir rastlantı ki, bugün aynı zamanda 2026 yılı Berat kandilidir.
Yanı Ramazan ayına tam 15 gun kalmıştır.Bu vesile ile öğrencilerimize ikinci dönem derslerinde başarılar diliyor, tüm inanan kardeşlerimizin ve âlem-i İslam'ın Berat kandilini kutluyorum." Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu" (Zümer,39/9 )sözü Allah'ın kelamıdır. Elbette bilenle bilmeyen, gören ile görmeyen bir olmaz.İlmin ve bilginin artması hem fert hem de toplum için önemlidir. Bilgiden mahrum fert veya toplumlar uyuşuk ,tembel yoksul ve fakir olmağa mahkumdur.
"İlmin azalması ve cehaletin çoğalması kıyamet alametlerindendir" denilmiştir. "Yeryüzündeki âlimler, gökyüzündeki yıldızlar gibidir." sözünü düşünmek yeterlidir. Pusulasını kaybeden gemi kaptanları yıldızlara bakarak yönlerini bulurlardı. İşte bunun gibi gerçek bilgi ve ilim bizim yolumuzu aydınlatır, saâdet ve mutluluğunuzu sebep olur.Bizlere beşikten mezara kadar ilim öğrenmek tavsiye edilmiştir.
Fakat sadece bilgili olmak yeterli değildir.
" Kim ki dinde bildikleri ile amel ederse Allah ona bilmediklerini öğretir ." şeklinde hadis-i Şerif vardır.
İlim öğrenmek hakkında bir çok söz söylemiştir. "İlim okumaktan garaz ,kendi özün bilmektir. Kendi özün bilmezsin, bir hayvandan betersin." şeklinde Yunus Emre asırlar önce fikrini beyan etmiştir. Bilgi elde etmek için tek anahtar soru sormaktır. Şüphe ederek bir araştırmaya başlarız. Araştırmakla biz doğruyu buluruz . Büyükler dediler ki ;
"Erbab ı mârifet geçip gittiler, onlardan bize bir hayli hikâyet kaldı .Asâr-ı irfanı tahrîf(bozdular) ettiler, bizlere yalnız rivâyet (nakil) kaldı ."
"İlim öyle bir şeydir ki sen ona tam gücünü vermedikçe o sana yarısını bile vermez. İlim servetten daha kıymetlidir. Çünkü serveti sen korursun, halbuki ilim insanı korur." Şöyle söylenmiştir. "Ma'rifet iltifâta tabidir, Müşterisiz meta' zayîdir." Bu durumda ilim sahipleri ve ilim ögreticileri itibar görmeli ve yaşadığı toplumda değer bulmalıdır. Ilim edep çerçevesinde öğrenilmeli ve ilim öğrenen de öğreten de edepli olmalıdır. "İlim meclisinde aradım kıldım talep ,ilim geride kaldı İllâ edep illâ edep."
denilmiştir . Böylece ilim edeple birlikte öğrenilmelidir. edep olmadan ilim olmaz. Beşikten Mezara kadar ilim öğrenmek gerektir. Bir başka ifâdede "Etme âr öğren oku ehlinden, Her şeyin ilmi güzel celinden" (Yani ilim ögrenmede utanma olmaz,ehlini bulunca ilim öğren) Nâbi .İlmi öğrenen kişiye öğrenci, talebe denildiği gibi ilim öğreten kişiye de "öğretmen" veya "muallim" denilir.
Muallimi Şairimiz M.Âkif tarif ederken ne kadar güzel söylemiş, "Muallimim" diyen olmak gerektir imanlı, edepli ,sonra liyakatlı ,sonra vicdanlı ....."
Aslında cehâlet ölümdür ,ilim ise hayattır .Böyle düşününce Öğretmen de topluma hayat veren bir şahsiyet konumunda olur.
Ne güzel bir ifadedir. Cehle(cahillige) Hakk (Allah), mevt (ölü)demiştir. Ölüler konuşmazlar, öğrenmezler,bilmezler.
Kendilerini geliştirmezler. Yunus ne kadar güzel söylemiş, "İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin ya nice okumaktır. Okumaktan mana ne ,kişi Hakk'ı bilmektir, Çün(çünkü sen) okuduğun bilmezsin ,Ha bir kuru emektir." Aslında hayvanın postu sırtında insanın ilmi ise sadrındadır.(sadr ,göğüs, kafa ,akıl ve zeka anlamında) Sümbülzâde Vehbî de şöyle söylemiş ... "Postu sırtında gezer hayvanın, İlmi sadrında olur insanın..." Aslında öğrenilmesi gereken ilim beynemineldir. Fakat özelde biz Türkiye insanlarının ve müslümanlarının, genelde ise dünya müslümanlarınin daha gayretli olmasi, faydalı bilgileri edinmesi , daha çok önemlidir . Aksi takdirde "okumadan âlim, yazmadan katib "olduğunu zanneden Google bilgisi ile yetinen , "karnı tost, beyni de test ile dolu "olan bir gençlik ile karşılaşırız.Âkif ne kadar güzel söylemiş ...
"Alınız ilmini Garbın alınız sanatını ,
Veriniz hem de mesainize son süratını .
Çünkü kâbil değil (mümkün değil)artık yaşamak bunlarsız ,
Çünkü milliyyeti yok sanatın ilmin yalınız,
İyi hatırda tutun ettiğim ihtarı demin,
Bütün edvâr'ı terakkiyi (ilerleme devirlerini)yarıp geçmek için, Kendi mahiyeti ruhâniyeniz olsun kılavuz," İlim ve bilgi elde edilirken kendi öz kültürümüzü ve değerlerimizi korumasını da bilmeliyiz. Her bilenin üstünde elbette bir bilen vardır. İlme âşık olanlar nihayette âlim olurlar . Ister dînî ister se dünyaya ait bilgiler olsun ögrenilmesi,
bilinmesi şarttır. Hatta bazen farzdır..Dünya üzerinde güçlü, bir devlet olmamız iktisadî, sosyal ve kültürel yönden güçlü olmamız buna bağlıdır. FEN ilimleri ve sosyal ilimler elbette öğretilmelidir.
Fakat dinî eğitim ve öğretim de en doğru bir biçimde topluma kafa karışıklığına mahal bırakmadan anlatılmalıdır. "Öğretmeden salıverme evladını sokağa, kitap ,sünnet, icma-ı Ümmet, hem kıyası fukahâ ... " denilmiş... Bilgi insanları sınıflandırır. Bilmeyen, bilmediğini de bilmeyen ahmaktır .
Ondan sakınmak icab eder .Bilmeyen, bilmediğini bilen ,öğrencidir. Ona öğretmek icap eder. Bilen, bildiğini bilmeyen uykudadır ,Onu uyarmak icab eder .Bilen ve bildiğini bilen akıllıdır .Onu izlemek icab eder. İlim amel ile birlikte olursa insana fayda verir. "Yalnız bilgi yetmez .Tatbik de gerektir. İlim,bilgi ve amel ilişkisi hakkında daha çok şeyler söylemek mümkündür. Berat gecesi akşamında hepinize sağlık mutluluk ve huzur diliyorum.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!