Yaklaşık 300 seneden fazla bir zamandır bu soruyu kendimize sorarız...Niçin geri kalmışız ...?
Niçin dünya sahnesinde istenen düzeyde olamamışız..? Yükselmişiz, dünyaya meydan okumuşuz,3 kıtada at oynatmışız, daha sonra da duraklamış, gerilemişiz. Nihayet bugün, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarından sonra, başı dik, göğsü gerik, hür ve özgür bir devlet olarak tarih sahnesinde yerimizi alabilmişiz... Fakat İslam Âleminde hâlâ mazlum ve mağdûr olan aynı inancın sahibi kardeşlerimiz bulunmaktadır.
Gazze ve Filistin hâlâ bizim kanayan yaramızdır. Demek ki sıkıntılarımız henüz bitmiş değildir. Dünyamızda yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor. Müslümanların sayısı ise 2 milyarı buluyor. Gelin görün ki genelde Âlem-i İslâm'ın özelde ise bizim halâ noksanlarımız var. Hem maddi hem rûhî ,yani manevi , sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıları aşmanın, yolu fert ve millet olarak yeniden kendimize çeki - düzen vermekten geçiyor. Çünkü bir milletin fertleri kendilerini düzeltmedikçe Allah da onların işlerini düzeltmiyor...
Şimdi bakalım....
Bizler inandığımızı söylüyoruz, fakat manâ ve mahiyet itibariyle yeteri kadar şuûrlu muyuz? İlerlemek için çalışmanın gereğinden bahsediyoruz,yeteri kadar gayret gösteriyor muyuz.? Müslüman bir fert olarak Ramazan ayı içinde oruç tutup nefsi tezkiye ve terbiye etmemiz gerekirken hâlâbirbirimize karşı sevgi, SAYGI, şefkat ve merhametle bakabiliyor muyuz ?...
Namaz kıldığımız halde kötülük vefuhşiyattan uzak durabiliyor muyuz?... Enflasyondan şikayet ettiğimiz halde pahalılığı arttıracak her türlü kazançtan uzak olabiliyor muyuz ...?
Gayri Müslim dediğimiz milletler ve cemiyetler ileri seviyede olurken niçin, evet, niçin Afganistan ,
Irak, Suriye, Mısır vb. gibi müslüman halkın çoğunluğunun hali niye perişan...? Şairin dediği gibi; Diyâr-ı küfrü gezdim,beldeler kâşâneler (güzel yapılar) gördüm,Dolaştım, Mül-ü îslâm-ı bütün virâneler gördüm..." Ziyâ Paşa.. Yıllar önce böyle söylüyor...
Şunu iyi bilmeliyiz ki bizim geriliğimiz ve mağduriyetimiz, mazlumiyetimiz, derbeder ve düzensiz olmamız, imanımızdan ve inancımızdan değildir. Bu konuda çok şeyler söylenmiştir. Kusurumuz inancımızda değildir. Öyleyse mesele nedir? Kur'an,Hucurât Suresinde, "Müslümanlar birbirinin kardeşidir" buyurur.
Globalleşen , teknoloji,haberleşme ve ulaşım yönüyle sanki küçülen dünyamızda biz müslümanlar yakın zamanlara kadar birbirinden habersiz ,ilgisiz hatta birbiriyle çekişen bir konumda olduk. Meselâ halkı müslüman olan ülkeler, yakın zamana kadar, gıda maddelerini, tavuk, yumurta, meyve ve endüstri maddelerini kendilerine kilometrelerce uzakta olmasına rağmen ve inanç birliği olmamasına rağmen Fransa'dan İtalya'dan arıyorlar da bizden almıyorlardı .
Çok şükür ,son zamanlarda bu olumsuz durumlar yavaş, yavaş giderilmeye başladı. Müslüman ülkeler arası kültürel ve ticari ilişkiler arttı. Şu anda da karşılıklı ticari faaliyetler artarak devam ediyor.Tarih boyunca müslümanlar, özelde ise Müslüman Türk milleti şan ve şerefle dolu bir tarih yazmıştır. Ve yaşamıştır. İlme, bilime, katkı sağlamıştır. Bugünkü mevcut birikimin temelleri Kur'an ışığında Müslüman ilim adamları tarafından atılmıştır .
Ne zaman ki birlik ve beraberlik olmuşsa güçlü olmuşuz ,aksi takdirde duraklamışız, gerilemişiz, yenilmişiz. Bugün ufukta yeni yeni gelişmeler göze çarpıyor. Avrupa'dan Asya'ya kadar tâa Adriyatik'ten Çin seddine kadar, hatta Endonezya ve Malezya'ya kadar geniş bir coğrafyada İslam konuşuluyor.Bilhassa okumuş yazmış aydın kesimden birçok insanın din değiştirerek İSLAM DİNİ ni seçtikleri görülüyor. Şu anda geniş bir coğrafyada beş vakit ezan okunuyor .
Çeşitli kuruluşlar bilhassa,İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri, günden güne ticari, İktisadi ve kültürel alanda daha güçlü duruma geliyor. Dünyada 57 adet halkı Müslüman olan İslam ülkesi bulunuyor, bu ülkelerin işbirliği yapmaları sevindiricidir. Artık günümüzde Müslüman ülkeler arası güçlü organizasyonlar var .Geçmişteki koparılmış bağlar yeniden birleştiriliyor. Müslüman halklar arasında sosyal ve kültürel yapı günden güne güçleniyor. Sevindirici olan şey şu ki çoğu Müslüman Ülkeler ülkemizi örnek alıyorlar...
Tarih boyunca görüldüğü gibi şimdi de millet olarak bizim gelişmemizi istemeyen gizli ve aşikar dışa bağımlı kurum ve kuruluşların varlığı asla unutulmamalıdır bizim büyümemizi gelişmemizi yeniden dünya sahnesinde lider olmamızı istemeyenlere karşı biz millet olarak uyanık olmalıyız. Bizim dinimiz, İnancımız, kitabımız, peygamberimiz, bu hususta bize yol gösteriyor. Madde ve mânâda, eğer ezilmemek, sömürülmemek, dışlanmamak, horlanmamak, mazlum ve mağdur duruma düşmemek istiyorsak, yönümüzü Kur'an'a ve Kur'an'ın açıklayıcısı Sünnete çevirmeliyiz. Kur'an'ı iyi anlamalı ve anlatmalıyız.
İzzet ,şeref, itibar, huzur ve mutluluğun reçetesi budur. Tarihten ibret almalı ,hatalar tekrar edilmeden, iyiye, güzele ve müspete doğru gidilmeli ve bu hususta gayret gösterilmelidir. Unutmayalım ki Allah doğrularla, doğru çalışanlarla, inananlarla ve inandığını
yaşayanlarla beraberdir. Gayret bizden yardım Allah'tandır
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!