DÜÂLARIMIZ NİÇİN HEMEN KABÛL OLMUYOR....???

Fehmi Sağbilge profil fotoğrafı
2026-03-30 18:04:00 Yayınlanma

Ellerimizi açıyoruz.... Yalvarıyoruz...
Yakarıyoruz....." Ver Allah'ım, ver Allah'ım" diyoruz... Boynumuzu büküyoruz..
 "Acaba düâmız kabul olur mu, olmaz mı" demiyoruz ..
istiyoruz,
Allah'tan
istiyoruz.. 


Fakat hemen "düâmız kabul olsun", diye bekliyoruz. Bazen canımız sıkılıyor, kendi kendimize homurdanıyoruz ve şeytan  bize vesvese veriyor, ve diyoruz ki "bizim abdestimiz namazımız var, orucumuz var. Böyle olmasına rağmen niçin dualarım kabul olmuyor." Etrafımıza bakıyoruz, nerede dinden imandan uzak insanlar,
toplumlar varsa çoğunun şanı şöhreti malı mülkü var .Şen şakrak ,hoppa,
züppe....  Dünyası hoş, kendileri sarhoş... Onlar gününü gün ediyor, biz ise hâlâ boynumuzu büküyoruz. Bize gelince,
 "düâ ediyoruz da  , duaâlarımız hâlâ kabul olmuyor." diyoruz, Bunun sebebi nedir ?,diye düşünüyoruz. Cevabımız kolaydır .
Cevap basittir. Birincisi şudur ki; biz inanan insanlarız.


 Allah kur'an-ı Kerim'in de buyurur ki Bakara ,186. ayette" Kullarım sana  beni sorduklarında bilsinler ki, şüphesiz ben kullarıma yakınım. Bana düâ ettiğinde duâ edenin dileğine karşılık veririm."
 Bir başka âyeti kerîme'de Mümin Suresi, 10 .ayet "Bana dua edin, düânızı kabul edeyim ."
buyuruluyor.


Şunu bilmeliyiz ki ;Allah   bir şeye söz verince sözünden dönmez ,düâları kabul eder. Fakat duaların kabul olmasının şartları vardır. En önemli şart samimiyettir, ihlastır ."HELAL LOKMA"dır. Düânın kabulüne olan 'INANÇTIR'tır.
Düâya devam etmek,fakat acele etmeden ısrarla istemektir. Allah'tan meşrû şeyleri istemektir.


Haram olan şeyler  yerine, her şeyin hayırlısını istemektir.  Düâ ederken sesi yükseltmemek ve tevazu içinde bulunmaktır. 
Şunu bilmeliyiz ki , sebeplere yapışmadan, Allah'tan bir şey istemek kuru bir temennidir. Meselâ,   tembel bir adam  ellerini açsa çalışıp çabalamadan günlerce Allah'tan mal, mülk, para istese eline bir şey geçmez . Çünkü  gökten ne altın ne de gümüş yağmaz.Veya
derslerine çalışmayan ve yeteri kadar hazırlık yapmayan bir öğrenci üniversite  imtihanını kazanamaz.
Çünkü  fiilî düâ olmadan  sadece dil ile yapılan  kavlî  düâ kabul olmaz...


 Kul ,yani  inanan kişi ister esnaf ister tüccar veya şirket sahibi olsun, sadece söz ile yani kavil ile, fakat istenilen şartları yerine getirmeden el açıp  düàlar etse hedefine ulaşamaz. Meselâ, savaşa giren askerin elinde düşmana atmak üzere silah olmasa ,fakat ellerini açsa "Ya Rabbi beni Şehit olarak öldür" dese ölür ,fakat şehit olmaz. İntihar etmiş olur .Evet düâ edeceğiz .Fakat şartları da yerine getireceğiz. Ayrıca bir duânın kabul olması için şu üç noktaya dikkat etmek lazımdır. Birincisi , KİŞİ ile alakalıdır. Ananın ,babanın, İlim irfan sahibi insanların, mazlumun, misafirin düâsı,  kabul olur.


İkincisi,  DÜÂNIN YERİ ile ilgilidir. Kâbe 'de Mescid-i Nebi'de Kudüs'te Mescid-i Aksâ'da, zikir ve sohbetlerin yapıldığı manevî atmosferlerin oluşturulduğu mekanlarda yapılan düâlar makbuldür. Üçüncüsü ise DÜÂNIN KABUL VAKTİ' ki; buna "vakti icabet" denir.Bu ise, Cuma gününde belli bir vakittir. Arafat'ta vakfede bulunulan vakittir. Veya Kadir Gecesi vakti gibi bir vakittir.


Sözü uzatmadan bağlayalım. Ve dua edelim. Dualarımız ya hemen kabul olunur ya bir müddet ertelenir.Veya
 ahirete ertelenir.  Yapılan duaların karşılığı ahirette bizlere kat kat verilir. İnanan insan Allah'tan ister.. Kula kulluk etmez. Biz
Allah'tan istemeliyiz, Mevlâ hemen verirse şükretmeliyiz, zikretmeliyiz.
Şayet düâlarımız hemen kabul olmuyorsa  hem şükretmeli hem zikretmeli hemde  sabretmeliyiz. Unutmayın ki, bizi duyan var, bizi  gören var.  Bizim her halimizi bilen var .
Ne diyelim düâlarınız makbûl olsun, inşallah....

Yorumlar
En az 10, en fazla 1000 karakter
En az 2, en fazla 50 karakter
XB4QZ
Güvenlik kodunu büyük-küçük harf duyarlılığı olmadan yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yazarlarımız ve Son Makaleleri