Sıkıntı....ve mutsuzluk .... İster okumuş,yazmış olsun,isterse okul ve üniversite görmemiş olsun... Soralım, bakalım.İnkar ve inançsızlık nasıl bir şeydir? İnsanlarda İNANÇSIZLIĞIN ruh sağlığı üzerindeki tesiri nedir?
Kur'an ,Allah ile bağlarını koparan kimselerin bunalıma düşeceğini, sıkıntılar yaşayacağını ifade eder. İslam dini insanın ruh sağlığına önem verir. Modernizm hayatımızda kolaylıklar getirmiştir. Fakat günümüzde,
bütün maddi ihtiyaçlarını karşılayan insanlar bile huzur ve mutluluğu arar olmuşlardır .
Dinî inancı olanların birçoğunun iç huzuru ve mutluluğu göze çarparken imân ve inançtan mahrum olanların çoğunun yersiz kaygı ,stres, tatminsizlik ve ruhî baskı içinde olduğu görülmüştür. Ortada bir boşluk vardır. Bu boşluk inanç boşluğudur. Gerçeği bulamamanın hak ve hakîkatı görememenin
verdiği bir boşluktur.
Evi ,arabası,yatı, katı, cebinde parası olduğu halde hâlâ kabına sığamayan insanlarla yanyana yaşıyoruz. Yani patlamaya hazır insanları her zaman çevremizde görmek mümkündür. Demek ki sadece maddi yönden varlıklı ve güçlü olmak yeterli değildir. Peki çare nedir..
Fertlerde ve toplumda meydana gelen bu sıkıntıların, dengesizliklerin giderilmesi nasıl mümkün olacaktır.? İnsanların üzüntü ve ızdıraplarlarını azaltıp insanları huzura ve sukûna kavuşturacak reçete nedir? ruhun açlığı ve huzursuzluğu nasıl giderilecektir? Düşünen,
tefekkür eden insanlar iyi bilirler ki bu rahatsızlığın, hastalığın yegâne çaresi sağlam bir inançtır .
Fakat bu inancın ilahî kaynaklı olması önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken şey teşhiste hata yapmamaktır. Nasıl ki zehirli suyu içmek insanın ölümüne neden olursa ,zehirli fikir düşünce ve inanç biçimleri de insanı ruhen perişan eder ve öldürür. Yapılan araştırmalar göstermiştir kidini yaşayan veya dindarlık seviyesi yüksek olan kişilerin daha az depresyona girdikleri , hayata bakış açıları ve hayatı yorumlamada daha objektif davrandıkları tespit etmiştir. Bununla ilgili olarak yüzlerce makale ,kitap, yazı ve ilim adamların görüşleri vardır. Umumî olarak dinler bir nevî ruhsal tedavî sistemlerdir. Batı dünyasında psikoterapistler en çok inançsızlık yaşayan hastaların tedavisi ile uğraşmaktadır.
Dine bağlılık insana huzur vermekte ve intihar olaylarını azaltmakta ve insanlarda ki kötümser duyguları yok etmektedir. İnkarcılar huzursuz olur. Endişeli ve sıkıntılı olur. İnançsız insan daima ölüm kaygısı taşır. İnkar eden kapkaranlık gecede fırtınaya tutulmuş yelkeni ve pusulası olmayan kaptansız bir gemiye benzer. Rüzgarın savurduğu yöne doğru gider. Başına gelen sıkıntıları da başkalarına yükler .
Nihayet "alın yazım "der, bilmez ki hastalığının sebebi kendisidir. Manevi şuurdan yoksun olanlar veya anarşizm, nihilizm veya deizm.... gibi batıl ve sapık fikirlere kapılanlar, nihayet akıl hastası olurlar, İzdırap ,mutsuzluk ,huzursuzlukve yaşam kaygısı içinde bocalayıp kalırlar. Dertler artar iniltiler başlar . Bunalım içinde delirirler.. Hayatlarını kendilerine zehir ederler. Yıllar önce basılan (DİB. Ankara ,1984 İlim,Ahlâk ,İmân) isimli eserde sanki atasözü gibi bir cümle göze çarpar...
IZTIRÂBAT-I BEŞERİN SEBEBİ ŞİRKTİR..
Yani insanlığın ızdırab ,çile sıkıntı, ve mutsuzlugunun yegâne ilacı inançsızlığı ortadan kaldırmakla mümkün olur. İnançsızlık ve inkar öyle bir bataktır ki kişileri ve içinde yaşadığı cemiyetleri yok eder. Tarih sahnesi misalleriyle doludur. Kurtuluş reçetesi ilim,ve fen ölçüleri içinde gerçek dini öğrenmek yaşamak ve inanmaktan geçer .Aksi takdirde daha çok sıkıntılar, bunalımlar, buhranlar, görülecektir. Sözü uzatmadan hepinize sağlam bir beden ,gerçek bir iman ve sağlıklı ömürler dilerim.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!