Sevgi, şefkat ve merhamet sembolü en kıymetli varlığımız, annemiz....
Allah'ın" Rahîm" isminin tecelli ettiği tek varlık annedir.
Binbir zahmetle yavrusunu dünyaya getiren annedir.
Anne hiçbir karşılık beklemeden çocuklarına şefkat ve merhamet besleyen, yemeyen yediren, giymeyen giydiren, fedakarlık sembolü olan bir varlıktır .
Anne geceleyin çocuklarının rahatı için uyumayan, yeri geldiğinde onların hayatını korumak için kendi hayatını feda eden, neslin devamını sağlayan yegâne varlık annedir.Neslin devamı anne ile mümkündür .
Her anne çocuğunun ilk öğretmenidir. Terbiyecisidir. Her çocuğun ilk kokladığı varlık annesidir. Gözünün gördüğü ilk varlık annesidir. Kulağının sesini işittiği ilk varlık annesidir.
Allah muhteşem bir sanat eseri olarak anneyi yaratmış ve anneye şefkat merhamet, sevgi ,koruma duygusu ve çocuklarına hizmet etme aşkını vermiştir. Her ne kadar babanın evlat üzerinde hakkı ve sorumluluğu olsa da anne daima ön plandadır. Çocuk sevgiyi, paylaşmayı, temizliği, tutumlu olmayı çalışkanlığı hep anneden öğrenir. Annenin sorumluluğu evlenmeden önce başlar. Nikah masasında sorumluluk perçinleşir. Çocuğun anne karnına düşmesi ile annelik gerçekleşir. Nihayet doğumu ile annelik duygusu son noktaya ulaşır. Hayat boyu anne ,annelik duygusunu üzerinde taşır. Şayet anne temiz bir gıda ile beslendi ise,ve anne temiz duygularla çocuğunu dünyaya getirdi ise , çocuğun dünyaya gelmesine sebep olduysa, doğacak olan çocuk rûhen ve bedenen sağlıklı olur. Bunun tersi de düşünebilir. Sevgiden, şefkatten, merhametten, mahrum bir kadının veya istenmeyen bir evlilikten doğan bir çocuğunun ruhen ve bedenen sağlıklı olması beklenemez.
Ne yazık ki, cami köşelerine bırakılan kimi zaman hastanelerde terkedilen bebeklerin durumu ortadadır. Halbuki istenilen şey kadının
evde kocasına karşı iyi bir eş, çocuklarına karşı da şefkatli bir anne olmasıdır. Bu duygulardan uzaklaşan kadın ne eş ne de anne olamaz.
Dünyaya getirilen çocuklar her ne kadar hatalı davransalar da, eziyetler edip annesini ve babasını üzerler ve kırarlarsa da anne-baba onları bağrına basar.hepimiz biliyoruz ki,
toplumun temel yapısı ailedir. Ailenin bozulması, çözülmesi, geçimsizlik ve boşanmaların olması toplumda huzursuzluklar meydana getirir. Bu sebeple annelik çok önemlidir.
Annelik bir sanattır .Anne bir sanatkardır. Annenin en güzel eseri yavrusudur. Peygamberimiz "Cennet annelerin ayakları altındadır." buyurmuştur. Cenneti kazanmak anne ve babanın rızasını kazanmakla mümkün olur. Kur'an-ı Kerim'de değişik sûrelerde anne ve baba hakkından bahsetmektedir. İsra, 23 ve 25; Ankebut ,8; Lokman, 14; Ahkaf, 15; ayetlerde anne ve babaya itaat hakında ayetler vardır.
Anne saygı ister .Sevgi ister.
Allah'ın emirlerine aykırı olmadığı sürece itaat ister. Bir sahabe Peygamberimize geldi ."Kime iyilik edeyim", diye üç defa sordu .Üç defasında da Peygamberimiz "Annene", "Annene", "Annene", buyurdu. Dördüncü defa sorulunca "babana" diye cevap verdi. (Buhari).
Anne ve babalar çocuklarına yeteri kadar mal bırakmasalar da iyilik, yapamasalar da çocukların ana babasına iyi davranması gerekir. Çünkü insan yaşlandıkça çocuklaşır. Çocukluğumuzda bizim ihtiyacımızı gideren ve güler yüzüne esirgemeyen anneye yaşlılığında iyi davranmak Allah 'ın emridir.
Onların rızalarını almak Allah'ın rızasını kazanmak demektir. Peygamberimiz "Bir kimsenin ana -babasına sövmesi büyük günahlardandır." buyuruyor . Denildi ki "bir kimse ana ve babasına nasıl söver" , Peygamberimiz buyurdu."Biri başkasına kötü söz söyler o da tutar, karşısındakine söver .Böylece kendi annesine ve babasına kötü söz söyletmiş olur." Anne -babaya yapılacak en güzel iyilik, yaşıyorlarsa hizmet etmek, hayır düalarını almak, vefat etmişler ise, varsa vasiyetilerini yerine getirmek, dostlarına ikram etmek, onlara karşı iyi ve güzel davranışlarda bulunmaktır. Anne -babaya "Öf" bile denilemez. Zira İsra Suresi 23 Ayet-i Kerime bize bunu emreder. Toplumumuzda sevgi ,saygı ve barışın sağlanması sağlıklı bir aile yapısının olması ile mümkündür. Anne evin direğidir. Annenin vefatı o ailenin düzeninin bozulması demektir . Ailede mutluluk annenin varlığı ve sağlığı ile sağlanır. Annesini yitirmiş evlatlara "ÖKSÜZ", babasını yitirmiş evlatlara "YETİM" denir. Onlar öldükten sonra arkalarından TİMSAH GÖZYAŞLARI dökülse de inandırıcı olamaz.Ferid KAM isimli âlim ve edîb merhum ne kadar güzel söylemiş; "Sağlığında nice ehli hünerin,
Bir tutam tuz yoktur katan aşına,
Öldürüp onu evvel açlıktan Sonra türbe dikerler başına." Sağlığında değeri bilinmeyen, anne ve babanın vefatından sonra adına anıt mezar yapılması bir mana ifade etmez .
Öyleyse bizi okuyan veya dinleyen siz değerli şahsiyetlere soruyorum ....
Siz Anne ve Babanıza ne kadar kıymet veriyorsunuz.?? İyi biliniz ki KİYMETLİ VARLIKLAR'a kıymet vermeyenler, kıymet göremezler.
Yorumlar