MENÜ
Kategoriler

ÖMRÜMÜZÜN SONBAHARI

Mevsimler gelip geçiyor. Günler, haftalar, aylar, mevsimler ve yıllar birbirini takib ediyor.Zaman su gibi akıp gidiyor. Sanki bir değirmenin çarkı gibi zaman durmadan dönüyor ve insan denen varlık yani bizler farkında olmadan bu çarkın içinde dönüp duruyoruz.

 Nasıl ki sonbahar gelince meyveler olgunlaşır, havalar yavaş yavaş soğumaya başlar. Ağaçların yaprakları sararır. Nihayet ağaç yaprağını döker. İşte bunun gibi ..

 Ömrümüzün son baharı gelince insan hayatın ne olduğunu daha iyi anlamaya başlıyor, yavaş yavaş güçten kuvvetten düşüyor. Saçları ağarıyor. Beli bükülüyor. Doktor ve hastahane kapılarını aşındırmaya başlıyor. Tıpkı sonbahar mevsimi ile insanın ömrünün son baharı birbirine benzerlik gösteriyor.


Hz.Ali ne kadar güzel söylemiştir. "İnsan küçük bir kâinat,

Kâinat ise büyütülmüş bir insan.." gibidir. Nasıl ki ilkbahardan sonra 'yaz', 'yaz'dan sonra, 'sonbahar' geliyor ise insan ömründe de çocukluk, gençlik ve yaşlılık birbirini takip ediyor. Mevsimlerde son "kış" ise insan hayatında da son nokta 'hayata veda' oluyor. Fakat unutmayalım ki, kıştan sonra bir bahar geldiği ,yeniden tabiat canlandığı gibi insan için de, öldükten sonra yeniden bir dirilme olacaktır. İnsanlar yeniden hayat bulacaktır. Dünyayı bir tarla insanı ise bir çiftçi olarak düşünecek olursak,insan dünyada ne ekti ise ahirette onu bulacak. Öyleyse sonbahar geldi diyerek üzülmeyelim. Madem ki hayat bir döngü şeklinde devam ediyor ,günler gelip geçiyor, bize düşen şey içinde bulunduğumuz anı ve zamanı en güzel şekilde değerlendirmektir. Evet ömrümüzün sonbaharını yaşamaya başladık. Her günümüz bizi kışa yaklaştırıyor. Şair ne güzel söylemiş,

 "Ne kervan kaldı ne at, hepsi silinip gitti,

 İyi insanlar iyi atlara binip gitti.."N.F.K Gelen gidiyor, yaşayan ölüyor. Yapraklar dökülüyor. Ömürler tükeniyor. Fakat unutmayalım ki;

 "Ten fânîdir, cân ölmez.. çün gitti geri gelmez.... Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil.." Yunus Emre.

 Ömrümüzün son baharı yaşlılığımızdır .Ne kadar yaşarsak yaşayalım, nasibimizde ne var ise ömrümüzün sonbaharda da kışında da onu göreceğiz Zira,

 "Ne denli çok yaşarsa bir kişi,

 Âkıbet ölmek-durur onun işi .." Süleyman Çelebi . Sonbahar bize çok şeyler anlatıyor. Sorarım size... Nerede 'Hazreti Süleyman'ın tahtı 'veya Osmanlı'nın muhteşem padişahı 'Kanuni'nin tahtı' 

"Seyreti hava üzere denir taht-ı Süleyman,

 Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde..." Ziyâ Paşa.

 Sonbahar mevsimi bize ömrümüzün son baharını hatırlatıyor .. "Her canlıya var sonunda er geç bir ölüm, İnsan da ölür, ölmeyen insanlıktır.." diyor ,Bekir Sıtkı Erdoğan... Yapraklar dökülsün, havalar soğusun, bizim için dert değil. Çünkü 

"Bir çürük diş gibidir, bence bu can, Çıkmadan sahibine rahat yok.." diyor, Ferid Kam. İnsanoğlu sonbaharını iyi değerlendir

meli...

" İlle de bir tokat mı yemelisin ensene, Ölüm sana gelmeden sen kendine gelsene.. " diyor,Cengiz Numanoğlu.. Ötelerden habersiz gaflet içinde yaşamak ne büyük bir felaket.... Gençliğini bitmez bilip son baharında diz dövmek.... Kezâ, bir ömür duygusuz, düşüncesiz ve idealsiz yaşamak ne acı... Şair der ki ;

"Ey genç adam ,bu düstûr sana emanet olsun, Ötelerden habersiz nizama lanet olsun." N.F.K. Sonbahar mevsimi yaprak dökümünün olduğu mevsimdir. Sevenler

Sevilenler 

Dostlar

Düşmanlar Âlimler

Zalimler ....

Tek tek elveda diyor bu dünyaya... "Yaprak nasıl düşerse akıp giden suya, Ruh öyle yollanır, uyanmaz uykuya." Yahya Kemal.

 Sonbahar gelip geçecek... Nihayet kış gelecek... Dileriz ki yaşlılık ömrümüzün bereketli zamanı olsun .Âh...  Vâh.. edip diz dövdüğümüz günümüz olmasın...  Son ânımız İlâhî Rızâ'ya uygun olsun. Şair  ne güzel söylemiş....

 "Dünyada olsun istemem ,ne incim ne sedefim, Allah Allah diyerek can vermektir hedefim...." Son gün olmasın, dostum, çelengim, top arabam. Alsın götürsün beni tam dört inanmış adam ."N.F.K. Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz. Kimileri acı çekiyor, Filistin ve Gazze'de olduğu gibi kimisi acının manzarasını seyredip fotoğraf çekiyor.  

İşte bizler son baharı yaşıyoruz. "Günler gelip geçiyor.. Kuşlar gibi uçuyor.. 

 Ehl -i fıskın yeri nâr ..

Ehl-i Cennet uçuyor.... Unutmayalım ki ,ömür dediğimiz şey üç gün... Dün gençtik.... gençlik geldi gitti ....Orta yaşa geldik, aldık ,sattık... Gün bitti Peki yarın ne olacak? Ne zaman, nerede ,nasıl, ne şekilde, ömür sona erecek... belli değil . Öyleyse ömrüm içinde yaşadığım gün bugündür demeliyiz... Ömrünüz uzun...

 Hayırlı amelleriniz kabul olsun... Sağlığınız daim olsun.

İlk yorumu sen yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan www.beyazbelge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!