MENÜ
Kategoriler
Gündem

Yetkili kurumlara inceleme çağrısı

2026-09-21 14:25:00
Afyonkarahisar’ın bir ilçesinde faaliyet gösteren bir dernek ile derneğin başkanlığını yürüten ve söz konusu ilçede faaliyet gösteren bir iş yerinin sahibi hakkında yetkili kurumlara sunulduğu belirtilen dilekçede çok sayıda ciddi iddia gündeme getirildi.
Yetkili kurumlara inceleme çağrısı

Dilekçede, dernek yardımlarının amacı dışında kullanıldığı, bazı kadın ve gençlerin yardım bahanesiyle himaye altına alındığı, tehdit ve baskı uygulandığı, ayrıca kendilerine ait iş yerinin nöbet uygulamalarıyla ilgili mevzuata aykırı işlemler yapıldığı ileri sürüldü. Dilekçede, iddiaların araştırılması ve ilgili kişilerin psikolog eşliğinde ifadelerinin alınması talep edildi.

Söz konusu ilçede faaliyet gösteren yardım derneği hakkında yetkili kurumlara sunulduğu belirtilen bir ihbar/dilekçe, ilçede dikkat çeken iddiaları gündeme taşıdı.


Dilekçede mevcut dernek başkanının ilçede iş yeri işleten ve söz konusu iş yerinin sahibi olarak belirtilen B. K olduğu ifade edildi.Derneğin ilçede iyilik ve yardımseverlik amacıyla bağış topladığı, kuruluş amacının ise insanlara ve hayvanlara fayda sağlamak, ilçenin önde gelen isimleriyle bir araya gelerek bağış toplamak ve kimsesiz, öksüz, yetim ve ihtiyaç sahiplerine maddi-manevi destek olmak olduğu aktarıldı.


Dilekçede dernekle ilgili ağır iddialar yer aldı


Dilekçede, dernek yönetiminde bulunan kişilerin deprem döneminde çeşitli yardımlar organize ederek insanlara fayda sağladığı ancak üyelerin ve bürokratların bilmediği başka hususların bulunduğu öne sürüldü.

İhbarda, dernek başkanının derneği kendi ticari çıkarları ve kişisel amaçları doğrultusunda kullandığı, yönetimde bulunan diğer kişileri ve bürokratları zan altında bırakacak şekilde onların bilgisi dışında hareket ettiği iddia edildi.


Dilekçede ayrıca, annesini veya babasını kaybetmiş, lisede ya da üniversitede öğrenim gören ihtiyaç sahibi kız çocuklarının yardım bahanesiyle tespit edildiği ve iş yerine çağrıldığı ileri sürüldü. Bu kişilere bakım ve güzellik kremleri, losyonlar ve medikal ürünler verildiği, sonrasında ise dernek kasasından aylık yardımlar yapılarak bazı kişilerin himaye altına alındığı ve cinsel birliktelik yaşandığı yönünde iddialar bulunduğu belirtildi.

Dilekçede bazı kişilerin 18 yaşından küçük olduğu da ileri sürüldü.


İhbarda, söz konusu kişilerin ihtiyaçlarına göre farklı davranışlarla etkilenmeye çalışıldığı; kimilerine şiir okunduğu, kimilerine türkü söylendiği, kimilerine siyasi veya dini söylemlerle yaklaşıldığı iddia edildi.


“Bürokratlar ve kamu görevlileriyle kurulan ilişkiler kullanılıyor” iddiası


Dilekçede, söz konusu kişinin çevresinde bürokratlar, savcılar, hâkimler, milletvekilleri, kaymakamlar ve polislerin bulunduğu, bu kişilerin iddialardan haberdar olmadıkları için kendisini ilçenin önde gelen isimlerinden biri olarak değerlendirdikleri ve iş yerini ziyaret ettikleri öne sürüldü.

Ayrıca basında yer alan haberlerden güç aldığı ve herhangi bir sorun yaşandığında “tanıdıklarının ve arkasının güçlü olduğu” yönünde söylemlerle şikâyetçi olmak isteyen kişilerin susturulduğu iddia edildi.Dilekçede, olayların yalnızca dernek faaliyetleriyle sınırlı olmadığı, ilçede kendisini eksik veya korunmasız hisseden kişilerin de himaye altına alınarak benzer ilişkilere yönlendirildiği öne sürüldü.


Villa ve tehdit iddiaları


İhbarda, kişinin eşini ve kızını Afyonkarahisar’da bulunan dairesine gönderdiği, ilçedeki lüks villasında veya Gazlıgöl’de temsilcilere kiraya verdiği villada bürokratları mangal partilerine davet ettiği ve daha sonra bazı kadınlarla cinsel birliktelik kurduğu iddia edildi.

Dilekçede bazı kişilerin villada alıkonulduğu, bazı kadınların ise “yardımı keseceğim”, “önüne taş koyacağım”, “okulundan attıracağım” veya “esnaflığını bitireceğim” şeklindeki tehditlerle zorla getirildiği ileri sürüldü.


Dilekçede bazı kadınların isimleri de yer aldı


İhbar metninde, daha önce ilçede görev yapan B.K isimli doktorun da mağdur olduğu iddia edildi.

Dilekçede, söz konusu kişi üzerinden yıllarca reçete ve maddi gelir sağlandığı, ardından cinsel birliktelik yaşandığı ve kadına baskı uygulandığı öne sürüldü. Kadının yalnız kalmasının sağlandığı ve baskılar sonucunda tayin istemek zorunda bırakılarak Afyonkarahisar’a tayin edildiği iddia edildi.

İlçede perdeci olarak bilinen ve dilekçede H ismiyle yer alan bir başka kadınla da cinsel birliktelik yaşandığı, devam etmemesi halinde iş yerinin kapattırılacağı ve müşterilerinin engelleneceği yönünde tehditlerde bulunulduğu ileri sürüldü.


Dilekçede ayrıca kadın esnaflardan H.Ç isimli veterinerle de önce hayvanların bakımı üzerinden ticari ilişki kurulduğu, daha sonra kendisine daha fazla müşteri bulma konusunda yardımcı olunacağı söylenerek farklı bir ilişkiye çekildiği ve cinsel birlikteliğin devam ettiği iddia edildi.

Daha önce bir banka şube müdürü olduğu belirtilen S. S hakkında da dilekçede çeşitli iddialara yer verildi. Dernek ve kişisel paraların mevduata yatırılacağı söylenerek görüşmeler gerçekleştirildiği, sonrasında cinsel birliktelik yaşandığı ve kadının eşinden boşanmasının ardından ilişkinin ortaya çıkması nedeniyle tehdit edildiği öne sürüldü.


Ankara’da görev yapan kadınla ilgili de iddia


Dilekçenin devamında, Ankara’da görev yapan ve G.T.Y ismiyle yer verilen bir kadınla ilgili de iddialar bulunduğu görülüyor.

Metinde, Şuhut’tan giden hastaların bu kişiye yönlendirildiği ve “bakın ben yardımcı oldum” denildiği öne sürülüyor. Ayrıca söz konusu kadının ilçe basını tarafından “yılın memleket sevdalısı” şeklinde gazeteye bastırıldığı iddia ediliyor.

Dilekçede, evinde ve iş yerinde temizlik ve yemek işlerini yaptığı belirtilen G isimli bir başka kadına yönelik de cinsel taciz iddiası bulunuyor.


Fotoğraf ve videolarla tehdit iddiası


İhbarda, yukarıda adı geçen kadınlar ve kız çocuklarının çıplak ve pornografik fotoğraf ve videolarının iş yerinde, Şuhut’taki ve Gazlıgöl’deki villalarda bulunan telefon, tablet ve bilgisayarlarda muhafaza edildiği ve daha sonra bu görüntülerle kişilerin tehdit edildiği ileri sürüldü.

Dilekçede ayrıca sosyal medyada son dönemde bazı kişilerin artan popülerliğinden yararlanıldığı ve ilçede basın üzerinde söz sahibi olduğu belirtilen kişinin de bu süreçte rol aldığı iddia edildi.

Yine dilekçede B.K ile maddi ve manevi yakınlık içerisinde olrak, reklam ve basın kanallarını kullanarak destek olduğu ve onun istediği kişilerin reklamlarının yapılmasını sağladığı öne sürüldü.

İhbar dilekçesinde, yine yanlarına ilçede söz sahibi güçlü kişileri de alarak milletvekillerini ziyaret ettiği de iddia edildi.


Ankara dönüşünde ise birlikte olduğu ileri sürülen kadınlara ve kızlara milletvekilleriyle çekilen fotoğrafların gönderildiği ve bu fotoğrafların “milletvekilleri de benim arkamda” şeklinde bir baskı unsuru olarak kullanıldığı öne sürüldü.

Dilekçede basın gücünü kullanarak, ilçedeki şikayetçi olacak kişileri ve durumdan rahatsız olacak kişileri susturduğu da iddia edildi.


“Çocukların ve kadınların ifadeleri alınsın” talebi


İhbarı yapan kişi, tüm bu iddiaların dikkate alınarak derneğin yardım ettiği çocukların, kızların ve yetişkinlerin yanı sıra dilekçede bahsi geçen kadınların bağışlarının incelenmesini istedi.

Ayrıca kişilerin psikolog eşliğinde ifadelerinin alınması ve dernek hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edildi.

 

Dilekçenin ikinci bölümünde ise iş yeri hakkında çeşitli iddialar yer aldı.

İhbarda, yukarıda anlatılan gücü arkasına aldığı ileri sürülen B. K’nın diğer iş yerlerinden nöbet günlerinde kendi iş yerine istediği gibi açtığı ve nöbet saatleri içerisinde müşterilere ürün sattığı öne sürüldü.


İş yerlerinin sırayla aldığı köy nöbetlerinde de kendi sırası olmadığı halde bazı köylerdeki nöbetçi personel ve personellerin arandığı, işin kendi elemanına verilmesinin istendiği iddia edildi.

Bazı köylerden diğer iş yerlerine iş gelmediği, bunun nedeninin ise nöbet sırası kendisinde olmadığı halde personelini köylere göndererek işleri toplatması olduğu ileri sürüldü.

Dilekçede, diğer iş yerlerinin B. K’dan korktukları için şikâyette bulunamadıkları ve “tüm kuruluşların arkasında olduğu” yönündeki söylemlerle susturuldukları iddia edildi.


Dilekçede, Ö.K isimli eşinin söz konusu işyeri ile alakalı Oda da yönetim kurulu üyesi olduğu ve bazı sorunların onun aracılığıyla kapatıldığı öne sürüldü.

Ayrıca kendisinin ilçede iş yeri temsilcisi olduğu, bu nedenle kendisine verilen yetkileri istediği şekilde kullandığı iddia edildi.


Söz konusu iş yerinde temsilci değişikliği için girişimde bulunulmasına rağmen kimsenin başvuruda bulunmadığı, bunun nedeninin ise oda yönetiminin de eşi aracılığıyla kontrol edildiği yönündeki iddialar olduğu belirtildi.


Dilekçenin sonunda ise yetkili kurumlardan gerekli kontrollerin yapılması ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanması talep edildi..Kaynak: Afyontime

Etiketler:
Etiket yok
İlk yorumu sen yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan www.beyazbelge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!