🔥 Gözden kaçırmayın
Altınokta körler derneği anneler günü programı gerçekleştirdiÇiftçi; söz konusu yapılan haberin, tamamen manipülasyondan başka bir şey olmadını ifade ederek, İHA'nın bunu yaparak birilerine kalemşörlük ve tetikçilik yaptığını ifade etti. Çiftçi açıklamasını şöyle sürdürdü;
"İHA Afyonkarahisar tarafından 6 Mayıs'ta servis edilen ve Devlet Su İşleri (DSİ) Isparta Bölge Müdürlüğü yetkililerine dayandırılan açıklamalar üzerinden, Eber Gölü’nden tarım arazilerine yıllık yaklaşık 22 milyon ton su çekildiğine ilişkin bilgilerin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür.
Öncelikle açıkça ifade etmek isterim ki; söz konusu bilgi benim kişisel görüşüm, yorumum veya iddiam değildir.
Bu veri, doğrudan Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Akarçay Havzası Kuraklık Yönetim Planı” içerisinde yer alan resmî bir veridir.
Raporda açık şekilde; Sultandağı, Çay, Bolvadin ve Çobanlar çevresinde yıllık kullanılabilir su miktarının yaklaşık 11 milyon ton olması gerektiği, buna rağmen bölgede her yıl yaklaşık 33 milyon ton su kullanıldığı belirtilmektedir.
Üstelik bu rapor gizli bir belge değildir. İnternet üzerinden herkesin ulaşabileceği resmî bir kamu dokümanıdır.
Söz konusu haberi hazırlayan kişinin, konuyu araştırıp ilgili resmî raporları incelemesi halinde bu verilere kendisinin de rahatlıkla ulaşabileceği açıktır.
Buna rağmen, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmî raporlarında yer alan verilerin kamuoyuna farklı şekilde yansıtılması ciddi bir bilgi kirliliğine neden olmaktadır.
Gazetecilik; resmî devlet raporlarını görmezden gelerek kişileri hedef haline getirmek değildir.
Gazetecilik; araştırmadan, doğrulamadan ve karşı tarafın görüşüne başvurmadan manipülatif içerikler servis etmek değildir.
Kamuoyunu ilgilendiren çevresel meselelerde, özellikle resmî veriler söz konusu olduğunda, basının daha dikkatli ve sorumlu hareket etmesi gerektiği açıktır.
Daha önce de “Yapraklı Barajı’ndan Eber Gölü’ne can suyu verildi” şeklinde gerçekle örtüşmeyen haberler yapılmış, buna ilişkin açıklamalarımızın ardından şahsıma ait olmayan ifadeler tarafıma aitmiş gibi kamuoyuna yansıtılarak itibar suikastı yapmaya çalışılmıştır.
Şimdi ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmî kuraklık yönetim planında yer alan veriler tartışma konusu yapılmakta ve kamuoyu farklı bir algıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.
Bir basın mensubunun, kamu kurumlarının hazırladığı resmî raporlarda yer alan verileri yeterince incelemeden veya eksik şekilde kamuoyuna aktarması; basın etiği ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından ciddi bir sorundur.
Birilerinin, Eber Gölü Yaşasın Hareketi’nin kamuoyunda karşılık bulmasından ve yıllardır görmezden gelinen sorunların konuşulmaya başlanmasından rahatsız olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak çevre ve doğa mücadelesi veren insanların asılsız haberlerle itibarsızlaştırılmaya çalışılması kabul edilemez.
Bugün tartışılması gereken; resmî raporlarda yer alan veriler değil, bu verilerin neden yıllardır görmezden gelindiğidir.
Hiç kimse Eber Gölü için verdiğimiz mücadeleyi yalan haberlerle, karalama kampanyalarıyla veya masa başı operasyonlarla durdurabileceğini sanmasın. Biz geri adım atmayacağız. Gerçekleri söylemeye, kamuoyunu bilgilendirmeye ve Eber Gölü’nün sesi olmaya devam edeceğiz.
Yalan haberle itibar suikastı yapanlar da, buna aracılık edenler de hukuk önünde ve vicdanlarda mutlaka hesap verecektir. Kaynak: Eber Gölü Yaşasın Hareketi







💬 Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!