Afyonlu Halveti Şair Muhyiddin Karahisarî

Prf.Dr. İrfan Görkaş profil fotoğrafı
2025-11-10 18:54:00 Yayınlanma

Gönül Eri

MuhyiddinKarahisarî,bir gönül eri. Deyimde yer alan “Er”gönül’ün konusudur.

Er olmadan Gönül Eri olunmaz.

“Er”, Türk dilince bir kavram ve o kök-asıl.

Kök kavramlar çoğunlukla iki anlamlıdırlar. Biri şey, zat, birey. Er, adama veya kişiye isim olur. Er, kahramandır, yiğittir. Ayrıca er, ordunun temelini oluşturan birey-askerdir. Rütbesiz erdir.

İkinci anlamı iş, oluş ve eylemdir.

Er’in fiili ermektir. Ermek, varmak anlamıyla ulaşmayı,büyümek anlamıyla yetişmeyi ve olgunlaşmayı içermektedir. Kişi, aleme ulaşarak varolur, büyüyüp gelişerek er yani adam olur. Er, oluşu, hareketi ve büyümeyi ifade ettiği için de oluşun eşanlamıdır. Kişi yetişip olgunlaşarak “er” olur.

MuhyiddinKarahisarî, gönül eridir, sıfatı dini ihya eden gönüldür. Gönül, göğüs, yürek ve kalp ile eşanlamlı kullanılır. Divan-ı Lügati’t-Türk’te “Fitnat”a karşılık gelir. Fitnat ise, anlayış ve kavrayış demektir. O halde gönül eri, anlayışlı, yetenekli kişi; yetişmiş, olgun kahraman kimse demektir.

Gönül eri, gönüllere seslenir, Yunus gibi gönüller yapar. Mevlâna ve Hacı Bektaş gibi huzura, sükuna ve mutluluğa çağırır, gönüllerde yaşar ve gönüllerin kahramanı olur.

MuhyiddinKarahisariSandıklıda yetişen Afyonkarahisarlı bir gönül eridir.

Gönül EriHalvetiŞair MuhyiddinKarahisarî

SandıklılıGönül eri şair ve şeyh MuhyiddinKarahisari 16.yüzyılda yaşamıştır (ö.994/1586). Asıl adı Mehmet’tir. Yaygın bilinen adıylaMuhyiddin’dir. Hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır, dolayısıyla fazlaca bilinmemektedir. Bu yazı hakkında yazılan bir tanıtım yazısıdır.Atabek bir cümlelik bilgi vermektedir. Hakkında ilk geniş bilgi Dün Bugün Yarın Yayınlarınca yayınlanan Üç Muhit Bir Felsefe(İstanbul 2024) adlı eserde yer almıştır.

Muhyiddin Karahisari, hocası ve şeyhi şair İzzeddin Ali El-Karamani Es-Saruhani’ninSandıklılıhalifesidir (ö.941/1534),İbnNoktacı diye tanınmıştır. HocasıKaramaniise Yiğitbaşı Ahmet Şemsettin Marmaravi’nin (ö.910/1504) halifelerindendir. MuhyiddinKarahisariSandıklı’dan ünlü Halveti şeyhi Ramazan Mahfi Efendi’yi (ö.1025/1616) yetiştirmiş, İstanbul’a göndermiştir. Muhyiddin’in kaynaklarda geçen bir diğer hocası ve şeyhi, Kasım Lârendevî’dir. Yani Muhyiddin, Kasım İbn Şeyh İlyas İbn İdris Antâkî’nin (ö.941/1534) Karahisar-Sandıklı halifesidir. Şeyh Kasım Antakî ise, Abdülkadir Geylani’nin torunlarından olup vefatına kadar Bursa İnegöl’de ikamet etmiştir. Silsile-i Halvetiyye’deMuhyiddin’in şeyhi, Şeyh Kasım İnegölî adıyla yer almaktadır. Bursa, dönemin Halvetilik merkezlerinden birisidir, Afyonkarahisar’ın il merkezidir. Ölümünden bir yıl önce öğrencisi Ramazan Mahfi’yiSandıklı’dan İstanbul’a göndermesi, bir şiirde şöyle açıklanmaktadır.

Budur ol Haktan sultan Ramazan Mahfi

Vâris-i ilm-i nebi vâkıf-ı esrar-ı Hüda

Şems-i devlet ki doğubKarahisar ufkundan

Etti ol şehri cemaliyle behişt-i a’la

Şeyh-i nişanı olanKarahisar-ı Muhyi

Eyledi sırrını takdis ve makamın a’la

Sâl-ı tarih dokuz yüz ile doksan üçde

Emr-i pirân ile İstanbulu kıldı me’va. (Silsile-i Halvetiyye, İstanbul İBB, OE_Yz_0416, s.7).

“Noktacızade (İbnNoktacı)” diye de ifade edilen Şair Şeyh Muhyiddin Mehmet Karahisarî, 994/1586 yılında vefat eder.

Şeyh MuhyiddinKarahisarî’den bugüne iki şey gelir. Birincisi, Şiirleri, ikincisi halvetiliğinRamazaniye kolu. Makâlât adlı bir mecmuada şiirlerinin bestelendiği belirtilir.Şiirlerinden birkaç örnek vererek yâdımızı tamamlayalım.

Şiirlerinden Örnekler

Pencah

Tarikat ehliyüzsufi bizi sanma kuru zâhid

Geceler kıluruzzârı seherde âhımız vardır

Tarik-i Hakka her kâmil birer yoldan sülûk eyler

Bizim semt-i hakikatte bir özge râhımız vardır

Günahkârım deyüMuhyi ümidin kesme rahmetten

Muhammed Mustafa gibi şefaatgahımız vardır

           

Acem

Bilmeyen can Yusuf’u Kenan’ı bilmez kandedir

Öz vücudun marifetin sultanı bilmez kandedir

İçmeyen vuslat şarabın yar elinden her zaman

Benzer ol mahiye kim ummanı bilmez kandedir

 

Bilmeyen İlm-i Ledün’ni dört kitabı okusa

Zâhiren âlimdir ol Kur’ân’ı bilmez kandedir

Mübtelâ-yı aşk oluben bilmeyen cânânını

Devrle devran eder devranı bilmez kandedir

Can kulağıyla işit Muhyi Muhammed nutkudur

Kendü nefsin bilmeyen Rahman’ı bilmez kandedir

 

Segâh

Meded kıl derdime dermanım Allah

Ger sensin canıma cânânım Allah

Timar eyle bana ben dertli oldum

Eriştir derdime dermânım Allah

 

Kamu mahlûk sana yalvarubider

Dilinde teşbihi sübhânım Allah

Yüzüm karasına bakma ilahî

Bağışla suçumu gufrânım Allah

 

Geceler sabaha dek zârıkalurum

İşittir zârı ve efgânım Allah

Suçum bildim şahâ geldim kapuna

Beni red eylemesultânım Allah

 

Habibinden ayırma cümlemizi

Bele haşreylegilsultânım Allah

İman ile göçür Muhyi kulunu

Bu dünyadan gidicekcânım Allah

Yorumlar
En az 10, en fazla 1000 karakter
En az 2, en fazla 50 karakter
Y28QV
Güvenlik kodunu büyük-küçük harf duyarlılığı olmadan yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yazarlarımız ve Son Makaleleri