Gönül Eri
MuhyiddinKarahisarî,bir gönül eri. Deyimde yer alan “Er”gönül’ün konusudur.
Er olmadan Gönül Eri olunmaz.
“Er”, Türk dilince bir kavram ve o kök-asıl.
Kök kavramlar çoğunlukla iki anlamlıdırlar. Biri şey, zat, birey. Er, adama veya kişiye isim olur. Er, kahramandır, yiğittir. Ayrıca er, ordunun temelini oluşturan birey-askerdir. Rütbesiz erdir.
İkinci anlamı iş, oluş ve eylemdir.
Er’in fiili ermektir. Ermek, varmak anlamıyla ulaşmayı,büyümek anlamıyla yetişmeyi ve olgunlaşmayı içermektedir. Kişi, aleme ulaşarak varolur, büyüyüp gelişerek er yani adam olur. Er, oluşu, hareketi ve büyümeyi ifade ettiği için de oluşun eşanlamıdır. Kişi yetişip olgunlaşarak “er” olur.
MuhyiddinKarahisarî, gönül eridir, sıfatı dini ihya eden gönüldür. Gönül, göğüs, yürek ve kalp ile eşanlamlı kullanılır. Divan-ı Lügati’t-Türk’te “Fitnat”a karşılık gelir. Fitnat ise, anlayış ve kavrayış demektir. O halde gönül eri, anlayışlı, yetenekli kişi; yetişmiş, olgun kahraman kimse demektir.
Gönül eri, gönüllere seslenir, Yunus gibi gönüller yapar. Mevlâna ve Hacı Bektaş gibi huzura, sükuna ve mutluluğa çağırır, gönüllerde yaşar ve gönüllerin kahramanı olur.
MuhyiddinKarahisariSandıklıda yetişen Afyonkarahisarlı bir gönül eridir.
Gönül EriHalvetiŞair MuhyiddinKarahisarî
SandıklılıGönül eri şair ve şeyh MuhyiddinKarahisari 16.yüzyılda yaşamıştır (ö.994/1586). Asıl adı Mehmet’tir. Yaygın bilinen adıylaMuhyiddin’dir. Hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır, dolayısıyla fazlaca bilinmemektedir. Bu yazı hakkında yazılan bir tanıtım yazısıdır.Atabek bir cümlelik bilgi vermektedir. Hakkında ilk geniş bilgi Dün Bugün Yarın Yayınlarınca yayınlanan Üç Muhit Bir Felsefe(İstanbul 2024) adlı eserde yer almıştır.
Muhyiddin Karahisari, hocası ve şeyhi şair İzzeddin Ali El-Karamani Es-Saruhani’ninSandıklılıhalifesidir (ö.941/1534),İbnNoktacı diye tanınmıştır. HocasıKaramaniise Yiğitbaşı Ahmet Şemsettin Marmaravi’nin (ö.910/1504) halifelerindendir. MuhyiddinKarahisariSandıklı’dan ünlü Halveti şeyhi Ramazan Mahfi Efendi’yi (ö.1025/1616) yetiştirmiş, İstanbul’a göndermiştir. Muhyiddin’in kaynaklarda geçen bir diğer hocası ve şeyhi, Kasım Lârendevî’dir. Yani Muhyiddin, Kasım İbn Şeyh İlyas İbn İdris Antâkî’nin (ö.941/1534) Karahisar-Sandıklı halifesidir. Şeyh Kasım Antakî ise, Abdülkadir Geylani’nin torunlarından olup vefatına kadar Bursa İnegöl’de ikamet etmiştir. Silsile-i Halvetiyye’deMuhyiddin’in şeyhi, Şeyh Kasım İnegölî adıyla yer almaktadır. Bursa, dönemin Halvetilik merkezlerinden birisidir, Afyonkarahisar’ın il merkezidir. Ölümünden bir yıl önce öğrencisi Ramazan Mahfi’yiSandıklı’dan İstanbul’a göndermesi, bir şiirde şöyle açıklanmaktadır.
Budur ol Haktan sultan Ramazan Mahfi
Vâris-i ilm-i nebi vâkıf-ı esrar-ı Hüda
Şems-i devlet ki doğubKarahisar ufkundan
Etti ol şehri cemaliyle behişt-i a’la
Şeyh-i nişanı olanKarahisar-ı Muhyi
Eyledi sırrını takdis ve makamın a’la
Sâl-ı tarih dokuz yüz ile doksan üçde
Emr-i pirân ile İstanbulu kıldı me’va. (Silsile-i Halvetiyye, İstanbul İBB, OE_Yz_0416, s.7).
“Noktacızade (İbnNoktacı)” diye de ifade edilen Şair Şeyh Muhyiddin Mehmet Karahisarî, 994/1586 yılında vefat eder.
Şeyh MuhyiddinKarahisarî’den bugüne iki şey gelir. Birincisi, Şiirleri, ikincisi halvetiliğinRamazaniye kolu. Makâlât adlı bir mecmuada şiirlerinin bestelendiği belirtilir.Şiirlerinden birkaç örnek vererek yâdımızı tamamlayalım.
Şiirlerinden Örnekler
Pencah
Tarikat ehliyüzsufi bizi sanma kuru zâhid
Geceler kıluruzzârı seherde âhımız vardır
Tarik-i Hakka her kâmil birer yoldan sülûk eyler
Bizim semt-i hakikatte bir özge râhımız vardır
Günahkârım deyüMuhyi ümidin kesme rahmetten
Muhammed Mustafa gibi şefaatgahımız vardır
Acem
Bilmeyen can Yusuf’u Kenan’ı bilmez kandedir
Öz vücudun marifetin sultanı bilmez kandedir
İçmeyen vuslat şarabın yar elinden her zaman
Benzer ol mahiye kim ummanı bilmez kandedir
Bilmeyen İlm-i Ledün’ni dört kitabı okusa
Zâhiren âlimdir ol Kur’ân’ı bilmez kandedir
Mübtelâ-yı aşk oluben bilmeyen cânânını
Devrle devran eder devranı bilmez kandedir
Can kulağıyla işit Muhyi Muhammed nutkudur
Kendü nefsin bilmeyen Rahman’ı bilmez kandedir
Segâh
Meded kıl derdime dermanım Allah
Ger sensin canıma cânânım Allah
Timar eyle bana ben dertli oldum
Eriştir derdime dermânım Allah
Kamu mahlûk sana yalvarubider
Dilinde teşbihi sübhânım Allah
Yüzüm karasına bakma ilahî
Bağışla suçumu gufrânım Allah
Geceler sabaha dek zârıkalurum
İşittir zârı ve efgânım Allah
Suçum bildim şahâ geldim kapuna
Beni red eylemesultânım Allah
Habibinden ayırma cümlemizi
Bele haşreylegilsultânım Allah
İman ile göçür Muhyi kulunu
Bu dünyadan gidicekcânım Allah
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!