Israrlı haberlerimiz ardından gecikmelide olsa seçim kararı alan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, ATSO seçimlerinin yanı sıra kurulmasında büyük emeğim olan Ardahan Barosu’nun kongre hazırlığı, muhtarların çobanlık yapmaya başladıkları bölgedeki hayvan hırsızlıklarını, alt yapısız memleketimi sel aldığı bir sırada Bilecik’te katıldığı bir tv programında asıl sanatını ortaya koyup, türkü söyleyen türkücü belediye başkanının başında olduğu Ardahan’daki ruhsatsız beton ve kum santrallerinden getirilen betonlarla yapılan inşaatları değerlendirmeye, Yalanızçam kayak evinin olduğu dağ evindeki otelin yine kiralayanın çıkmadığını ve bugünkü denetimsizlikten milyonlar kazanılan inşaatlar gibi gelişi güzel yapıldığını da sonradan yapılan denetimlerde polis evi yıkılan polise ev olacağını yazmaya hazırlandığım bir sırada 13 Yıl önce bu köşemde ele aldığım ‘Vur Kaç Olacak!.. Gözünüz aydın..’ başlıklı bir yazıma rastlayıp, yeniden okurken o gün yazdıklarımın, bugün gerçekleştiğini bir kez daha anlıyordum.
Evet, Amedspor ile bugünler de bir hayli tartışılan Diyarbakır Büyükşehir Belediye eski Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı’nın 8 Eylül Salı günü tahliye olacağını duyuran Demirtaş gibi şu an hapiste olan İmamoğlu’nun iki dönem aldığı İstanbul’u geri alma çabası içinde olan ve Üsküdar belediyesine yönelik çabalarını izlediğimiz mevcut iktidarın 25 yıldır iktidar da olduğu ülkede alamadığı tek yerin Ardahan ve başkanlarının hemen hepsinin sol yakadan bakanların olduğu Ardahan’da ki stk’lar olduğunu ve iktidar partisi AK Parti’nin Ardahan yerelindeki siyasilerin bu konuya ilgisizliğini anlatmayı düşündüğüm bir esnada önüme düşen yıllar önceki ‘Vur Kaç Olacak!..
Gözünüz aydın..’ başlıklı yazım iç surlarını güçlendirme çabaları olunan ülkeden alıp, sınır dışına beni alıp, götürüyordu.
Evet, Ardahan’da ki sol bakışlı başkanlı stk’larla ilgili yazımı ‘bir dahasına’ diyerek bana erteleten 13 yıl önce ele aldığım aşağıdaki yazımın Colalarla döküp, kurtarmaya çalıştığımız Gazze gibi, Gazze gibi unutulup, bugün adı anılmayan Esad pardon Esed’in düşüp, Ukrayna bataklığına batan dostum Putinli Rusya’ya kaçan ardından sarı bölgesinin Irak’taki gibi 2. Kürdistan levhası dikilecek derken bir anda kurulan işbirliğinin başta ulusalcı, vatan*millet-sakaryacıları olmak üzere savaştan yana Türk, Kürt kesimleri şaşırttığı Ortadoğu’daki İran’ı anlatan o 13 yıl önceki yazımda bahsettiğim 3’lünün yani Rusya, Çin ve İran’ın neden Suriye’ye vurmak isteyen Amerika’nın karşında direndiğini anlatmaya çalıştığımı ve o gün yazdığımızın ‘Sıra İran’da’ dercesine bugün gerçekleşmişti..
Ve; Memleketim Ardahan’ı saran ama Hoçvan’ın 21 pare köyünün üstünden, altından fışkıran suyundan faydalanamadığı 3 Bin 197 rakımlı Kısır’ın, tünelleri açılamayan 2 bin 918 Ulgar ve 2 bin 650 Sahara, yeşil çamları doğranmaya devam eden Artvin, Ardahan ve Erzurum yeşil çamları 3 bin 165 rakımlı , 60 kilometre uzunluğunda ki Yalanızçam’ın Kura Nehrinin önüne konulacak Beşikaya HES Barajı ile çalınmak istenen suyu gibi kendisinin Karadenizlilerce derme çatma yayla evleri aracılığı ile çökülmek istenen 2 bin 580 rakımlı Bülbülan’ın dağlarından daha sarp dağlarla çevrili İran’ın Kandil dağına komşu 4 bin 900 rakımlı Zagros Dağları, dağcı oğlumun zirvesine çıktığı 5 bin 642 m, yükseklikteki Demavend Dağı (Damavand) dağının devamı Elburz Dağları, 3 Bin 964 rakımlı Tochal Dağı ve Bin 608 rakımlı Kazma Dağı gibi dağlarla çevrili olduğunu belirtip İsrail’le birlikte Ortadoğu’yu ünlü BOB yani Büyük Ortadoğu Projesi, olanı ile yenden dizayn eden Amerika’nın işinin zor olduğunu belirtenler olsa da 13 yıl önce Suriye’ye girecek dediğim Amerika’nın şimdi İran’a girmeye başladığını da eli, kolu bağlı arak izleyip, görmekteyiz.
Yani, sınırımıza yakınken 50 yıldır bir türlü ulaşılamayan Kandil gibi sarp dağların korumasındadır denen İran’a giremez diyenlere inat benim, ‘terörsüz, olaysız bir ülke’ dendiği şu zaman da hâlâ , ‘Bilinmeyen dil’ diye kayıtlara geçen Kürtçe de ‘Girecek hem de hedi hedi girecek’ dediğim yani yavaş yavaş bir yöntemle şimdi de İran’a girdiğini izlediğimiz İran’ın da içinde olduğu bölgeyi anlatan 13 yıl önceki ‘Vur Kaç Olacak!.. Gözüz aydın..’ başlıklı o yazım gibi 36 yılı aşkındır hemen ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı bu köşemde her gün yazdığım diğer onca yazım gibi birilerini yanıltsa da, beni yine yanıtlatmadığını da anlıyordum.
Evet, Irak’tan sonra Suriye’yi de tamamlayan Amerikan’ın hedefe koyduğu İran’dan önce Rusya’yı AB destekli güçlerle Ukrayna bataklığına gömdüğü, uçak ve insansız hava araçlarına açık olan okyanuslar üzerine gemileri ile petrol, maden arayan Çin’le gizli ekonomik pardon sömürü çarkını kurduktan sonra yalanız kalan İran’a İsrail’e saldırdığı bugünü izliyoruz..
Bugünkü konumuza konuk olan o yazımı okumayan ve siz yeni okurlarımı da okuması için aşağıda yeniden yayınladığım, ve içme şüyuları çamur akan, bir türlü güller açmayan bozuk yolarında toz, toprak ve sellerin geçtiği, Ardahan, Göle ve Çıldırın merkezinde çamur akan içme sularıyla tartışılan memleketimde de, ‘Halk Sağlığı Haftası’nı kutlandığı bir günde yani 3 Eylül 2013 yılında yani 13 yılında ele aldığım ‘Vur Kaç Olacak!.. Gözünüz aydın..’
Rusya, Çin ve İran’ın korumasında görülen Suriye’ye yönelik bir dış müdahale hazırlıklarının yapıldığı şu günlerde sesiz kalan İsrail’in babası Amerika’nın başı Obama beklenen açıklamayı yaptı..
Ve Suriye’ye er geç bir müdahalenin şart olduğunu, topu kongreye atarak söyledi..
Bu duruma en çok sevinen ama çokta memnun olmayan ülkelerin başında gelen Türkiye ve Türkiye’de 25 yıldır aralıksız iktidarı olan, alamadığı belediyeleri davetle (!) yada yasa, hukuk, adalet (!) yoluyla alan ama başta nihayet seçimlere giden ve hemen hepsinin başkan ve yönetimlerinin CHP’li, Yeni partili, DEM’lilerden oluştuğu stk’lardan olan Ardahan Ticaret Odası, ATSO’yu olmak üzere Ardahan’daki stk’lardan hiç birini kendisine yakın siyasi bir isimle alamayan onun başında ki AK Parti hükumeti oldu..
Çünkü Obama’nın açıklamasına göre ABD ve onun tayfası batının Suriye’ye müdahalenin şart olduğunu açıklarken bu müdahalenin bir kara harekatı değil, havadan vur kaç olacağı yönündeydi..
Bu nedenle müdahale kararına sevinen, ama ‘Vur/Kaç’ taktiğine sevinemeyen AK Partili Türkiye hükumeti yine beklediğini alamayacak gibi..
Ki bu hava harekatının Irak’ta olduğu gibi Suriye’nin geneline değil, Kürtlerin yaşadığı Türkiye’nin Suriye sınırını korumak ve Kürtlerin elinin rahatlatabileceği tereddüdü var..
Evet, ABD ve tayfası Suriye’ye vurdu vuracak gibi..
Ve bu vuruşun ne getirip, ne götüreceği şimdiden hesaplanmaya başlanırken, Türkiye’nin buradaki çıkarının zararını da hesapları yoğun bir şekilde yapılmaya başlandı..
MHP Liderinin açıklamasına bakıldığında bu müdahalenin hiçte ülke hayrına olmayacağı gibi görünürken, AK Partili Türkiye hükumetinin çıkabilecek bir bölge savaşını göz ardı ettiğini de belirtmesi dikkate değer olmalıdır..
Çünkü MHP gibi İran’ın da sık sık uyardığı Türkiye’nin Suriye’ye müdahale isteminin, bu ülkenin yıllardır o bölgenin petrol yatakları ile dolu topraklarına yönelik olan isteği olduğunu, ama buna Rusya’nın, Çin’in ve İran’ın ve dünyanın müsaade etmeyeceği de bir gerçektir.
Bu nedenle müdahale vur/kaç olacaktır..
Yani ARDAHAN STK’LAR AK PARTİLİ OLMASA DA İRAN’DA SURİYE GİBİ OLACAK!.
YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..
Gazeteci Fakir Yılmaz, bu metinde yerel ve küresel gelişmeleri harmanlayarak Ardahan’ın yerel sorunlarını ve Ortadoğu’daki jeopolitik dönüşümleri analiz etmektedir. Yazar, geçmişteki öngörülerinin doğruluğunu vurgulayarak ABD’nin bölgedeki müdahalelerinin Suriye’den sonra İran’a yöneleceği tezini savunmaktadır. Yazıda aynı zamanda Ardahan’daki sivil toplum kuruluşlarının AK Parti karşısındaki muhalif duruşu ve belediyenin
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!