MENÜ
Kategoriler

ESENYURT'TAN, ARDAHAN'A TIRAŞ OLMAK..

Dr. Gürbüz Çapan'ın Ardahan Diasporasının başı dediğim Ardahan Kültür Evi ziyaretini manşet yapan yayın grubumuzun Amiral gazetesi Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi bir kez daha ulusal basının ekranlarında yer aldığı aynı gün Ardahanlı hemşerim Esenyurt DEM Parti'nin, Kayyum'un yardımcısının fon vurgununda ki gibi yaptığı vurgunun tartışıldığı Esenyurt'ya ki meslektaşlarımla bir araya gelip, sabah kahvaltısı yaptığını görüyordum..

Tam bu esnada ve aynı saatlerde Göle, Posof, Hanak ve Gölebert Çamlıçatak'ta ki Yalanızçamları Ormanları katliam derecesin de kesilen, yabani hayvanlarının dağa taşa değl, köye, çarşıya, yola kaçtığı, Ulgar tünelinin İl Kültür Müdürlüğü gibi bu yılda açılmadığı, havaalanı olan, futbol takımı en üst liglerden birinde top koşturduğu Ardahan ile birlikte İl olan Iğdır'da, Ardahanlı meslektaşlarımın gidip, cırtık attığı Zengezur, bitmek üzereyken, Çıldır gölünün yanı başında geçen Bakü-Tiflis-Kars, BTK Demiryolu üzerinde bir tren durağı, bir Antrepo olmayan, biri Demir yolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına rağmen bir konsolosluk, bir gümrük müdürünün olmadığı, yollarında bir türlü güller açmayan Ardahan: da ki stk'larında bir araya geldiğini haberi sanal sayfalara düşüyordu..

Evet, bir çok Ardahanlının yaşadığı, Kent Konseyi Başkanın da Ardahanlı olan metropol içinde metropol dediğimiz Esenyurt ile Gürcistan ve Ermenistan'a sınır Serhat Ardahan'da aynı gün, aynı saatlerde toplantılar yapılıyor ve bu toplantılarda gündemde olan sorun ve konulardan çok alakasız konuların konuşulduğunu haber alıyorduk.. 

Ve iki toplantıyı değerlendirmek için düşüldüğüm bir esnada, 'Esenyurt'u Esenyurtlular yönetmeli' diyen ve ulusal basın ekranlarına yansıyan gazetemize manşet olan Dr. Çapan'ın ziyaret ettiği ve konuştuğu Esenyurt'un kayyumunda Şişil kayyumu gibi değişip, yerine kayyum atandığı haberini de alıyordum.

Tam da, Ardahanlı hemşerim Serkan Yılmaz'ın eş başkanlığını yaptığı DEM Esenyurt İlçe Başkanlığına ait sanal sayfasına ki gazetecilerle kahvaltılı toplantı paylaşımının altına, ''Sayın hemşerim DEM İlçe Eş başkanı.. 'Kent uzlaşısı' işbirliği ile kazanılan Belediyenize Kayyum atandığından bu yana ses, çıkardıklarına hiç şahit olmadığımız Meclis üyelerimize ilçenin onca sorunun yanında şu son Belediye vurgunu konusunda da neden sessiz kaldıklarını da sordu mu gazeteci arkadaşlar?..' diye mesajımı atmıştım.. 

Ve, 'yeni kayyumun kimin olduğuna, sivil mi yine bürokrat mı atanacak? diye ulaşabildiğime telefonla yaptığım görüşmelerim sonrası yaşanan bu son dakika bu gelişmeyi haberleşip, bu kez yeniden Ardahan'da ki toplantıya dönüyordum..  

Ha bu arada yardımcınsın vurduğu talan yüzünden hapse, kendisi valilik görevine giden Can Aksoy ''u hakkında hiç bir soruşturma, yapılmadığı gibi fon vurgununu baş aktörü eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AKP Milletvekili Fatma Betül Sayan Kaya hanım gibi gizli de olsa ifadesine bile başvurulmadığın da düşünüyordum.

Ve şu bizim Ardahan'da vali eşi, vali yardımcılığı yetmedi, şu 5 bin hayvanın mamaları ile birlikte kayıp edilen İl özel idarenin bağlı olduğu Ardahan Valiliğinin Genel Sekreter olabilir miyim dediği ama vali eşinin valilik rütbesinden bile olduğu bir sırada Esenyurt Kayyumunun da da atandığı İstanbul vali yardımcılığında kendisini bulan bizim bekletici valinin eşi kadın vali yardımcısı nedense aklıma geliyordu.. 

Bu arda kayyuma kalkan, siper olan Esenyurt'ta ki şu bizim Ardahanlı muhtarların acınacak hallerini de kendime dert edip, nedense onların terine kara kara düşüyordum..  

Neyse, Ben fakir anlamam, büyüklerimiz anlar' diyerek Esenyurt'u, Esenyurtlulara ve haber denince 'yok' denecek kadar az ama kahvaltı, yemek, kazlı, sazlı gece denince bir halli çok olduklarını gördüğüm gazeteci arkadaşlarıma bırakıp, geri döndüğüm memleketim Ardahan'a bakınca orada da durumun Esenyurt'tan farklı olmadığını görüyor bir kez daha üzülüyordum..

Çünkü, asıl işleri değil, adeta muhalefet parti temsilcileriymiş gibi bir araya gelen kentte ki stk temsilcilerinin hiç birisinin Ardahan'da geçen BTK demiryolunu görmedikleri gibi, bir gün olsun gidip, resim çekmedikleri buraya neden bir dudak, bir Antrepo yapılıp, bir gümrük müdürü atamaz, bir konsolosluk niye kurulmadığını sormaktansa 10 yıldır bir türlü açılamayan, ancak 700-800 metre kanıla bilinen Ulgar gibi daha planı, projesini yeri bile belli olmayan ve toplasan yıllık 500 ağır tonajlı aracın geçmediği hayali Sahara tünellinin gerçekleşmesini istedikleri için toplandıklarını okuyordum..  

Evet, Ulgar gibi Sahara, Sahara tüneli gibi 50 yıldır bir türlü yapılıp, bitmeyen Ardahan-Ardanuç yol ve tünellerin de yapılıp, açılması gereken Ardahan'da yapılan bu reklam kokan toplantıda önce hal hazırda olan Organize Sanayi Bölgesine giden eski Hanak yolu açılsın, hem hal hazırda olmasına karşın, 'yenisi yapılacak' denen ama yapımı en az 10 yıl sürer deyip, mevcut Ardahan OSB'nın yolu yapılmış olur, hem de demek daha doğru olmazıydı diye sormak istiyordum..

Ve yine bu toplantı da olanlara bakınca, 50 yıldır bitmeyeni hatta Ulaştırma Bakanlığınca, 'ele bir bir yol yok' denen Ardahan-Ardanuç yolu üzerinde bulunan kayak evinde ki Dağ Oteli işleyemeyen, Çıldır adlı gölün kenarına bir çivi çakılmasına, Aktaş isimi Göle'de ve HES Barajlarında balık avlanmasına izin verilmeyen kenti 3. lige taşıma çabasın içinde olan Serhat Ardahanspor'un değişmesi gereken dediğim yönetici ekibin üçünün para için sel altında kalan İstanbul'a geldiklerinin haberini de alıyor, o toplantıda bulunan ve kura çekimi ile Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına seçilen yeni başkanın ve ekibinin kentin takımına 5 kuruş bağış yapmayanların başını çektiğini ve 'cimri' lakabıyla anılan başkan olduğunu hatırlıyordum.. 

Ve yine aynı Ardahan'ın İlçe olsun diye toplan imzalarını akıbeti belli olmayan Hoçvan ve Göle'de ŞAP karantinası varken, Posof yurdunu kapatıp, merkezdeki kız öğrenci yurdunun oda kapılarını taktırmadan 2026-27 eğitim, öğretime başlayan üniversite gibi kent merkezinden çıkarılıp, OSB'ye taşınmalı dediğim Küçük Sanayi Sitesinin plansız, projesiz ve de mimariden uzak imarsız şehir merkezi gibi adeta bir Çin mahallesine döndüğünü soğrulmayıp, Sahara dağına çıkma kararı aldıklarını öğreniyordum.  

Depreme dayanıklı olmayan valiliğin ve üniversitede ki öğrenci yurdun gibi fetcular denenlerin kazandıkları davalar yüzünden yer arayan İl Milli Eğitim Müdürlüğünün taşınabileceğini düşündüğüm yeni Kültür İl Müdürlük Binasına levhası asılırken, bu ay gelip, oyunlar sergileyecekleri söylenen ekibin, Özel İdareten ait lojmanlar gibi inşaatının hala bitmediği için yine açılmadığını, katliama varan ve kesimi devam eden ormanları 'yenileme, genişletme' adı altında kesmeye devam eden Orman Müdürlüklerinin orman köylerine koza bile verilmeyeceğini duyurduğunu duymadıklarını anlıyordum.

Kısacası, yine Reisin imdatların yetişip, fondakiler gibi lekelenen kayyumu görevden aldığı ve yerine 'Apo meclise, Ahmetler göreve..' diyen Bahçeli'ye güvenip, susan halkın seçtiği Vanlı Prof. Özer'i değil, yeni bir bürokrat kayyumu atadığı Esenyurt'tan çıkıp, yaza yaza sorunlarını bitiremediğimiz Ardahan'a bakıp, onca haberler çıkardığımız bir günü daha geride bırakıp, 'muhalefetin olmadığı yerde 'eti, budu ne ki?' denen ama yeni seçilenlerin kendilerini dev aynasında gördüğü stk'lara yükü yüklemenin ne kadar mantıklı olduğunu' sorup, düşünüp, haftanın ilk yazısına son veriyor, oturduğum berber koltuğunda 'bunca dert, kerametten iyiden iyiye beyazlanan sakallarımı daha da uzatma tıraş et berber efendi. ' diyordum..

İlk yorumu sen yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan www.beyazbelge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!