MENÜ
Kategoriler

MISIR SEYAHATİ VE KAHİRE

"Seyahatte sıhhat vardır." buyurulmuştur .

Geçmiş toplumların yaşadıkları yerleri gezip görmek gerçekten hoştur. Fakat gezmenin ve görmenin seyahat etmenin bir amacı olmalıdır.

 Gayesi olmayan bir seyahat sadece nefsi tatmin eder, paralar harcanır, ömür biter. Sadece "gezdim, gördüm, yedim, içtim" sözü geride kalır

Öyleyse gezilerimizde veya seyahatlerimizde bir amaç olmalıdır.

 Kur'an-ı Kerim der ki; "Yeryüzünde gezin ,dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün ."Ali İmran 137 ve Rum suresi 42 .ayetler..

Aylar önce Mısır 'a birkaç arkadaşla kendi başımıza bir gezi gerçekleştirdik.

 Mısır Afrika'nın kuzeyinde Akdeniz'e kıyısı olan 100 milyon nüfusuyla, Arapça konuşan önemli bir ülkedir. İnsanlarının çoğu müslümandır. Seyahat edebileceğimiz en ucuz ülke belki Mısır'dır .

1516 da Mercidabık muharebesi ile Suriye ve Filistin Osmanlılar tarafından Memlükler' den alındı. 1517 yılında Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Mısır'ı fethetti.

 Böylece Mekke, Medine, Kudüs, Şam ve Kahire Osmanlı Devletinin yönetimi altına girdi. 

 Mısır alınınca baharat yolu ve Mısır'ın ticari kazancı Osmanlı'ların denetimine girdi.

 Yavuz Sultan Selim Mısır'ı almakla Türk İslam birliğini sağlamak istemiş ve İslam dünyasının liderliğini yapmak amacıyla Sina Çölü'nü aşarak Mısır ülkesini fethetmiştir.

 Kendi adına ilk hutbe okunurken "sahib-ül haremeyn" (Mekke, Medine ve Kudüs ün sahibi) denilmesine razı olmamış, hemen müdahale etmiş,

"Hadimül Harameyn-i Şerifeyn" diye söylenmesini emretmiştir.

 Yavuz Sultan Selim sefer esnasında; "askerlerin heybesi içinde çalıntı meyva veya eşya varsa bana getirin ."diye emretmiş, yoklama yapılmış, bir şey bulunamamış nihayette

 "Allah'ım sana şükürler olsun ." demiş secdeye kapanmış, "artık Mısır'ı fethetmek bize nasip olur inşallah" demiştir.. Sina çölünü açmış ve Mısır'a ulaşmıştır.

 Mısır Ülkesi 2. Halife Hazreti Ömer zamanında 639 ve 642 yılları arasında sahabe ve diğer İslâm askerleri tarafından fethedilmiştir .

 O zaman İslam Ordusu komutanı meşhur asker Amr ibn-ül As 'tır.

 Mısır ülkesine daha sonra Emeviler , Abbasiler, Tolun oğulları, İhşidî'ler, Fatimî'ler, Eyyubî'ler ve Memlükler hakim olmuşlardır.  

 Osmanlı devleti 1517'den 19 yüzyıla kadar İstanbul'a bağlı bir eyalet olarak Mısır'a sahip olmuştur. Osmanlı koskoca Mısır ülkesini valilikle yönetmiştir. En önemli valisi de Osmanlı ile birçok maceralar yaşamış olan Muhammed Ali Paşa'dır.

Mısır çok önemli bir ülkedir. Şöyle ki ;

Binlerce yıllık antik uygarlık ve zengin tarihi mirasıyla dünyanın en önemli tarihi ve turizm merkezidir.

Hazreti Musa ve firavun olayı burada gerçekleşmiştir.

 Hz. Ya'kub, Yusuf ve İsrail oğullarından birçok peygamber bu arazi üzerine hayatını sürdürmüşlerdir. 

 Dünyanın 7 harikasından biri olan Giza, Keops, Kefren piramitleri... Kahire'dedir. 

Mısır'ın güneyinde Karnak ve Luksor isimli büyük ve ihtişamlı antik tapınaklar bulunmaktadır .

Firavunların mezarları ve meşhur Ramses adına oyularak yapılan devasa yapılar bu bölgede bulunmaktadır .

 Kahire ve İskenderiye arası Nil nehri Mısır'a hayat vermektedir.

 Kahire 'de Mısır müzesi'nde binlerce eser, mumyalar ve hazineler sergilenmektedir.

 Hz Ömer'den 19. yüzyıla kadar geçen sürede Mısır'da binlerce tarihi eser yapılmış bir kısmı yıkılmış yok olmuş ,bir kısmı halen ayakta bakımlı olarak durmaktadır.

 Kahire kalesi ve içindeki yapılar muhteşemdir .

Han el Halil çarşısı Milli Şairimiz rahmetli Mehmet Akif'in zaman zaman vakit geçirdiği mekandır. Bizdeki Mahmut Paşa çarşısından farksızdır. 

 İlim ve irfan yuvası el Ezher Camisi ve Medresesi dünyanın en önemli ilim ve irfan merkezidir.

 Mısır'ın gezilip en ibret alınacak yerlerinden birisi de mezarlıklarıdır .Eski mezarlıklar evlerin içinde ve sokak ortasında bulunmaktadır. Hâlâ insanlar mezarlıklar aralarında yaşamını sürdürmektedirler .

 Mısır turistlerin ilgi gösterdiği bir ülkedir .

Şarm el şeyh, İskenderiye, Aswan, Hurghada ve bu gibi şehirler büyük otellerin olduğu  önemli yerleşim yerleridir.

Sahil kenarları insanlarla lebâleb doludur .

 Kısacası 400 sene kadar bizim bir eyaletimiz olan sayısız ilim irfan adamının yetiştiği bu mekanlar muhakkak gezilip görülmeye değer ..

Bu bölge o kadar önemlidir ki tarih boyunca daima önemini korumuştur. 

Özellikle Fransızların ve İngilizlerin işgal ve istilalarına uğramıştır. Süveyş Kanalı burada bulunmakta olup dünya ticaretinin can damarıdır. Sahabe Efendilerimizin birçoğunun kabirleri ve mezhep imamlarımızdan İmam-ı Şafii'nin kabri burada bulunmaktadır .

Seyit kutup gibi müfessirler âlimler.... Ümmü Gülsüm gibi meşhur müzisyenler , Abdussamed gibi meşhur Kur'an okuyucuları.. hep buradan çıkmıştır .Ve bu bölgede yaşamışlardır ."Sözü fazla uzatmadan kısa kesmek gerek vesselâm.... Yazımızı okuyan tüm kardeşlerimize selâm" deriz ,Türkiye ve Mısır devletlerinin yakınlaşma ve işbirliği içinde olmalarının tüm insanlık için faydalı olacağını ifade etmek isteriz. Hepinize sağlıklı günler dilerim. 

İlk yorumu sen yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan www.beyazbelge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!