Bugün Anneler Günü…Sosyal medya çiçeklerle dolacak. Kahvaltı masaları hazırlanacak. Hediyeler alınacak. “Canım annem” diye başlayan cümleler kurulacak. Birçok anne evladının sarıldığı o birkaç saniyede dünyanın en mutlu kadını olacak.
Ama bugün…Herkesin içinde aynı çiçek açmıyor.
Çünkü bazı insanlar bugün annesinin mezarına gidiyor.Bazıları telefon rehberinde hâlâ “Anne” yazan numarayı silemiyor.Bazıları bir kez daha “Anne” diyebilmek için ömründen yıllar vermeye hazır yaşıyor.
Ben de onlardan biriyim.
İnsan annesini kaybedince büyümüyor aslında…Bir tarafı hep çocuk kalıyor. Dünyanın neresine giderse gitsin, içindeki o eksiklik hiçbir zaman tamamlanmıyor. Kalabalığın ortasında bile insanın içine sessiz bir yalnızlık çöküyor bazen. Hele bugün gibi günlerde…
Bir de başka bir tarafı var hayatın.Annesi olmayanlar kadar, evladı olmayanlar da sessiz yaşıyor bugünleri. İnsanlar mutluluklarını anlatırken bazı yürekler sadece susuyor. Çünkü herkesin hayatı aynı yerden ışımıyor.
İşte bu yüzden Anneler Günü sadece kutlama günü değildir.Biraz da vicdan günüdür.
Çünkü anne demek; emek demektir.Anne demek; gecesini çocuğunun ateşiyle sabahlayan kadın demektir.Kendi canı yanarken “Yeter ki evladıma bir şey olmasın” diye dua eden yürek demektir.
Ama ne acıdır ki bugün hâlâ kadınların öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz.Bir kadının yaşam hakkının tartışıldığı…Bir annenin gözyaşının birkaç gün sonra unutulduğu…Kadına edilen küfürlerin bile hâlâ normalleştiği bir toplumun içindeyiz.
Ben bunu hiçbir zaman anlayamadım.
Bir insana kızabilirsiniz…Tartışabilirsiniz…Ama bir insanın annesine edilen kötülük, aslında bütün annelere yapılmış saygısızlıktır. Çünkü anne kutsaldır. Çünkü bir insanın annesine saldırmak, insanlığın en temiz yerine dokunmaktır.
Sonra dönüp düşünüyorum…Bu kadar kolay kıran insanların hiç annesi olmadı mı?Onları hiç başını okşayan bir kadın sevmedi mi?Bir annenin duası nasıl unutulur?
Ve ben bugün şuna bütün kalbimle inanıyorum…İnsan bazen hayata bir annenin sevgisiyle tutunur. Bir annenin şefkati, duası ve emeği insanın kaderine ömür boyu dokunur.
Ben ne zaman bir çocuğun yüzünü güldürsem, ne zaman bir yaşlının elini tutsam, ne zaman bir ihtiyaç sahibine umut olabilsek; içimde bir yerde annemin beni izlediğini hissediyorum.
Sanki onun adının geçtiği her yerde, gökyüzünün bir köşesinde sessizce gülümsüyor…“Benim kızım…” diyor belki de.“Benim için güzel şeyler yaptı.”
İşte bu yüzden bazı anneler toprağa gitse bile sevgileri hiçbir zaman eksilmez.Onlar, evlatlarının yaptığı iyiliklerde yaşamaya devam eder.
Bugün belki birçok huzurevinde sessizce bekleyen anneler var…Kapıya bakıp “Belki bugün gelirler” diye umut eden anneler…Bir çiçekten çok, bir sarılmaya ihtiyaç duyan anneler…
Belki de Anneler Günü’nün en büyük hediyesi; sadece paylaşım yapmak değil, unutulan bir annenin elini tutabilmektir.
Çünkü anneler bir gün değil, bir ömür hatırlanmalıdır.
Başta annesini özleyenler olmak üzere, yüreğinde anne sevgisi taşıyan herkesin bugününü sessizce kucaklıyorum.
Bazı sevgiler kutlanmaz…Sadece ömür boyu özlenir.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!