Bir kıssa bir hisse
Eski zamanlarda bir ülke varmış,bu ülkede Kral ve halkı,mesut ve mutlu bir yaşam içinde günlerini geçirirlermiş.
Kralın bir gün canı monotonluktan ve meşgale bulamadığından çok sıkılmış ve biraz bu halinden sıyrılıp,renklendirmek istemiş.
Ülkesinin tamamına bir ilan verdirip,falan tarihte,sarayımda bana Dünya'nın en güzel yalanını kim söylerse,ona bir küp altın hediye edeceğim...
Beklenen gün gelip çattığında,sarayın önü de mahşer yerine benzemiş.
Sırayla gelen yalancıları dinlemeye başlamış ve günler geçmesine rağmen,Kral beklediği yalanla karşılaşmamış,hepsine de olabilir,mümkündür deyip geldikleri yere yolcu etmiş.
Yeni bir günde yeni görüşmeler başladığında sıradakiler arasında,elinde bir küp bulunan bir şahıs dikkatini çekmiş ve nihayet sıra kendisine geldiğinde;
-Kral: -Buyur seni dinliyorum... -Yalancı: -Efendim,sizin dedenizin dedesi,falanca tarihte,falanca seferde,Devletimizin hazinesinde para olmadığından,benim dedemin dedesinden bir küp altın borç almış,onu tahsil etmeye geldim...demiş. -Kral birden yerinden fırlayıp; Külliyen YALANNN...demiş. -Adam cevabı yapıştırmış; Efendim demiş,Yalansa hediyemi alayım,doğruysa borcunuzu ödeyin lütfen..!